Table of Contents
I. GİRİŞ
Bu rapor dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Recep Tayyip Erdoğan iktidarının 2014 yılından itibaren medya üzerindeki baskısını, ikinci bölüm, iktidarın atadığı kayyımlar vasıtasıyla medya kuruluşlarına el koyma aşamasını, üçüncü bölüm, gazetecilerin ve gazete sahiplerinin cezalandırılmasını, son bölümde ise mal varlıklarına el konulmasını ele almaktadır.
II. BASKI DÖNEMİ
2015 yılının Kasım ayında Gülen Cemaati’ne yakın televizyon kanallarının TÜRKSAT uydusundan çıkarılarak muhalif yayınların sesi kesilmiş oldu. Önce Samanyolu Yayın Grubu kanalları ardından Kanaltürk ve Bugün TV uydudan atıldı.
AKP iktidarının Gülen Hareketi yakın medyaya ilk operasyonu 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının yıldönümünde oldu. 2009 yılında İstanbul polisinin Tahşiyeciler adlı radikal İslamcı bir gruba yaptığı operasyonu bahane eden İstanbul Cumhuriyet başsavcılığı bu operasyonun öncesinde ve sonrasında kamuoyu oluşturulmasına katkıda bulundukları iddiasıyla Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ile Zaman Gazetesi Genel yayın Müdürü Ekrem Dumanlı’yı gözaltına aldı. 5 gün süren gözaltı sonrasında STV’de yayınlanan bir dizi senaryosu bahane edilerek Hidayet Karaca tutuklandı, gazetesinde yayınlanan iki köşe yazısı ve bir haber yüzünden Ekrem Dumanlı’ya yurtdışı yasağı konularak tahliye edildi.
Today’s Zaman Zaman Medya Grubu’nun İngilizce yayın yapan gazetesiydi. 2013 Gezi Olayları esnasında Erdoğan iktidarına karşı sert muhalefet yapması iktidarı fazlasıyla rahatsız etmişti. Özellikle yabancı kamuoyu tarafından takip edildiği için bu durum hükümetin şimşeklerini üzerine çekmesine neden oldu. Today’s Zaman’ın yayın yönetmeni Bülent Keneş, 10 Ekim 2015’te attığı bir twitte Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklandı. 5 gün Silivri Cezaevinde tutuklu kalan Bülent Keneş itiraz üzerine serbest bırakıldı.
2013 yılı yaz aylarında patlak veren Gezi Olayları sorasında Koza İpek Medya Grubunun yayınlarında yazan bazı köşe yazarları hükümetin tutumunu eleştiren yazılar kaleme aldılar. Bunun üzerine dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından çağrılarak, kendisinden bazı köşe yazarlarının işine son vermesi ve genel yayın yönetmenlerinin değiştirilip, iktidarla uyum içinde çalışacak kişilerin atanması istenen Koza İpek Holding patronu Akın İpek bu talepleri yerine getirmeyi reddedince kara listeye alınmıştı.
7 Haziran 2015 genel seçimlerinden yara alarak çıkan ve tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğu kaybeden Erdoğan, dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından yürütülen koalisyon görüşmelerini sonuçsuz bırakarak seçimlerin 1 Kasım 2015 tarihinde yenilenmesine karar verdi. 7 Haziran – 1 Kasım arasındaki yaklaşık 5 aylık süre Türkiye için adeta kâbus oldu. Güneydoğu’da 600’den fazla asker ve polis hayatını kaybetti. Erdoğan’ın ‘400 milletvekilini verin bu iş huzur içinde çözülsün’ sözü halk tarafından ‘ben gidersem terör gelir’ mesajı olarak algılandı.
III. KAYYIMLAR VASITASIYLA MEDYA KURULUŞLARINA EL KONULMASI
1 Kasım seçimlerine 3 gün kala Koza İpek Medya grubuna kayyım atanarak el konuldu. Bünyesinde Kanaltürk, Bugün TV, Bugün Gazetesi ve Millet gazetelerini bulunduran Koza İpek Medya Grubunun yönetimi Erdoğan’a yakın isimler tarafından devralındı. Mecidiyeköy’de bulunan Kanaltürk ve Bugün gazetelerinin olduğu binanın önünde toplanan gazete okurları ve gazetecilere polis biber gazı ve tomalarla müdahale etti. Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros 8 saat boyunca yayın odasından çıkmadan yayın yaparak tarihi bir rekora imza attı. Kayyımlar televizyonun kablolarını keserek yayını durdurmayı başardılar.
Kanaltürk Televizyonu ve Bugün grubuna kayyım atanmasından tam 4 ay sonra 29 Şubat 2016’da gazeteler ve televizyonlar kapatıldı, demirbaşlar ve değerli cihazlar yok pahasına yandaşlara satıldı.
Gülen hareketine yakınlığıyla bilinen Kaynak Holding’e 17 Kasım 2015 tarihinde kayyım atandı. Holding bünyesinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler arasında özellikle kitap yayıncılığı ve yaklaşık 700 bin tiraja sahip olan Sızıntı Dergisi ile Yağmur, Yeni Ümit ve Fountain gibi dergiler de yer almaktaydı. Yine Türkiye’nin en büyük yayın dağıtım ağı olan Gökkuşağı Dağıtım ile 100’e yakın şubeye sahip NT Mağazaları Kaynak Holding bünyesinde faaliyet göstermekteydi.
Kayyım yönetimi, Holdingin basılı halde bulunan binlerce kitabını, hiçbir suç unsuru taşımadığı halde imha ettirerek yakın tarihin en büyük kitap katliamına imza atmış oldu.
Koza-İpek Grubu’nun bünyesinde bulunan Bugün ve Millet gazetelerine kayyum atanmasının ardından bu gazetelerde çalışırken işten atılan bir grup gazeteci Özgür Bugün adıyla yeni bir gazete çıkardılar. Bugün gazetesine atanan kayyımlar bu çıkışı, marka ihlali olduğu gerekçesiyle savcılığa şikâyet ettiler. 11 Kasım 2015’te Özgür Bugün gazetesinin baskısının yapıldığı Feza Gazetecilik AŞ’ne ait olan matbaaya polis tarafından baskın düzenlendi. Ancak polis sadece matbaayı basmakla kalmayıp, elinde arama kararı olmadığı halde yasayı çiğneyerek matbaanın bitişiğindeki Zaman Gazetesi binasına da girdi. Yayın katlarında arama yapmak istedi. Gazetecilerin ve Zaman Gazetesi avukatlarının tepkisi üzerine binadan çıkmak zorunda kaldı. Bu baskın üzerine Özgür Bugün gazetesi isim değiştirerek Özgür Düşünce olarak yoluna devam etti. 15 Temmuz 2016’da vuku bulan başarısız darbe girişimi sonrasında kapatıldı.
Takvimler 4 Mart 2016’yı gösterirken internet sitelerine Zaman Gazetesi’ne kayyım atanacağı haberi düştü. Sadece kayyım atanmakla kalmayacak, bazı gazeteciler de tutuklanacaktı. Haberin yayılması, Zaman’ın o günlerde 650 bin civarında olan okur kitlesi üzerinde infiale neden oldu. Gazete binasının önünde toplanan halk ‘özgür basın susturulamaz’ pankartları açtılar. Akşam saatlerine doğru gazete binası binlerce polis ve tomalar tarafından kuşatıldı. Herhangi bir uyarı yapılmaksızın polis tarafından içlerinde kadın ve çocukların da olduğu kalabalığa tazyikli su ve biber gazı sıkılarak dağıtıldı, gazetenin kapıları kırıldı ve binaya girildi.
Zaman’a atana kayyımların, yayın yöneticilerini değiştirmeleri, ertesi gün çıkan gazetenin iktidar yanlısı haberlerle doldurulması vb. hukuksuz uygulamaları, gazetecilerin ve okurların tepkisine yol açtı. 4 Mart günü 650 bin olan gazete tirajı, 6 Mart günü 2 binlere düştü.
Devam eden günlerde Zaman, Today’s Zaman ve Aksiyon Dergisi’nin yayın kadrosu büyük çoğunluğu Erdoğan’ın kontrolündeki Sabah ATV grubundan gelen elemanlarla değiştirildi. Onlarca gazetecinin işine son verildi.
Artık iktidarın borazanı haline gelen Zaman Medya Grubu, yüzlerce yandaş gazeteci doldurulduğu 27 Temmuz 2016 tarihine kadar varlığını sürdürdü. Satmayan yandaş gazetenin ve gazetecilerin iktidarın sırtına yük olmaktan başka bir işe yaramadığı için kapatılmasına karar verildi. Zaman Gazetesinin sahibi olan yayıncı şirket Feza Gazetecilik AŞ, 1 Eylül tarihli KHK ile TMSF2ye devredildi. Aynı tarihte şirketin kapatılarak ticaret sicilinden terkinine karar verildi. Yani 30 yıllık şirket öldürülmüş oldu.
Feza Gazetecilik AŞ’nin %100 hissedarı olduğu Cihan Haber Ajansı en yaygın haber ağına sahip özel haber ajansı olmakla biliniyordu. Haberciliğinin yanında Türkiye’de yapılan seçimlerde yaklaşık 120 bin sandıktan aldığı sonuçları yayıncı kuruluşlara ileterek seçim sonuçlarını hem sağlıklı hem de hızla bildirmesiyle öne çıkmıştı.
Zaman Gazetesi’ne atanan kayyımlar 4 gün sonra Cihan Haber Ajansı’na da el koydular. İlk yaptıkları iş ajansın genel müdürünü görevden alıp yerine yandaş bir gazeteciyi atamak oldu. Ardından ajansın arşivi yok edildiği gibi yeni yapılacak haberlerde iktidarı rahatsız edecek konulardan uzak durulması talimatı verildi.
Cihan Haber Ajansı AŞ’de 670 sayılı KHK ile varlığına son verilip 16.11.2016 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildi. Ajansın demirbaşları, canlı yayın araçları, teknik cihazlar ve kameralar TMSF tarafından zaman zaman yapılan ihalelerle yandaş şirketlere yok pahasına satıldı. (Ek liste)
İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği’nin 11 Mart tarihli kararıyla Irmak Televizyonu, Radyo Cihan ve Türkiye geneli en yaygın gazete dağıtım ağına sahip Cihan Medya Dağıtım (CMD) AŞ’ne kayyım atandı.
CMD’ye kayyım atanması iktidar kontrolünde olmayan gazetelerin okuyucuya ulaşmasının önüne geçmeyi hedefleyen bir karardı. Nitekim CMD’ye atanan kayyımlar iki hafta geçmeden 23 Mart tarihinde aldıkları bir kararla Taraf, Özgür Düşünce, Meydan, Yeni Asya ve Yarına Bakış gazetelerinin dağıtımını durdurmuşlardır. Bu karardan sonra CMD’nin 1600 dağıtıcısının işine son verildi, Türkiye geneli yaklaşık 300 noktada bulunan dağıtım ofisleri kapatıldı, ofis demirbaşları ücretsiz olarak başka kurumlara dağıtıldı. (Ek)
ZAMAN ve KANALTURK BUGÜN gruplarına el konulmasını müteakip buralardan işten çıkarılan gazetecilerin kurduğu, Özgür Düşünce, Yeni Hayat, Yarına Bakış ve Meydan gibi gazeteler 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yayınlarına sadece birkaç gün devam edebildiler. Bu gazetelerde çalışan gazetecilerin birçoğu hakkında gözaltı kararı çıkarılmış, hiç biri gazetecilik yapamaz hale getirilmişti.
Gazeteci Bülent Korucu yönetiminde 6 Mart 2016’da yayına başlayan Yarına Bakış, Veysel Ayhan 18 Nisan 2016’da yayına başlayan Yeni Hayat, Mehmet Yılmaz yönetiminde yayın yapan Özgür Düşünce gazeteleri 19 Temmuz 2016 tarihinde yayınlarına son verdi. 19 Temmuz günü polis tarafından basılarak yayın yönetmeni Levent Kenez ve sorumlu yazı işleri müdürü Gülizar Baki’nin gözaltına alındığı Meydan Gazetesi de bir gün sonra 20 Temmuz 2016’da yayınına son verdi.
27 Temmuz 2016 tarihli 674 sayılı OHAL KHK’sı ile 16 televizyon, 3 haber ajansı, 23 radyo, 45 gazete, 15 dergi, 29 yayınevi ve dağıtım kanalı kapatıldı.
Kapatılan yayın kuruluşları arasında, Barış TV, Bugün TV, Can Erzincan TV, Dünya TV, Hira TV, Irmak TV, Kanal 124, Kanaltürk, MC TV, Mehtap TV, Merkür TV, Samanyolu Haber, Samanyolu TV, SRT TV, Tuna Shopping TV, Yumurcak TV, Taraf Gazetesi, Zaman Gazetesi, Bugün Gazetesi, Aksiyon Dergisi, Sızıntı Dergisi, Nokta Dergisi, Cihan Haber Ajansı, Muhabir Haber Ajansı ve SEM Haber Ajansı da vardı.
Bünyesinde Hürriyet ve Posta Gazeteleriyle Kanal D, CNN Türk televizyonları ve DHA (Doğan Haber Ajansı) olan Doğan Yayın Holding iktidarın baskılarına daha fazla dayanamayarak elindeki artık tamamıyla iktidar kontrolüne geçmiş olan Demirören grubuna devredildi.
IV. MEDYA CALIŞANLARINA YÖNELİK CADI AVI
1. İŞTEN ÇIKARMALAR
Koza İpek Medya Grubu ile Zaman Medya Grubuna atanan kayyımlar kısa sürede yüzlerce gazeteciyi işten çıkardı. Yerlerine Sabah-ATV ve Yeni Şafak grubu gazetelerinden yandaş gazeteciler işe alındı. Örneğin Zaman’a atanan kayyımlar gazetenin düşen tirajı bahane gösterilerek birçoğu tazminatsız işten çıkarılan 600’e yakın gazetecinin yerine 110’dan fazla yandaş gazeteci işe alındı.
2. TUTUKLAMALAR
15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi Erdoğan’ın o güne kadar yapmak isteyip de yapamadığı her şeyi yapması için bir fırsat oldu. O güne kadar Gülen Cemaati için ‘terör örgütü’ tanımlamasını kendi etrafındakiler de dahil olmak üzere pek çok kişiye kabul ettirememişti. Başarısız darbe girişimi hem kendi tabanının konsolide etmesini hem de muhalefetin de kendi arkasında saf tutmasını sağladı.
Artık kendin muhalif herkes ‘Fethullahçı Terör Örgütü’ (FETÖ) üyesi, muhalif gazeteciler de ‘FETÖ medyası’ydı. 15 Temmuz’un hemen kabinde iktidar yanlısı sosyal medya hesaplarından tutuklanacak gazetecilerin listesi yayınlandı, hedef gösterildi. Kısa sürede Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Şahin Alpay ve Mustafa Ünal gibi tanınmış gazetecilerin de arasında olduğu 100’den fazla gazeteci hakkında gözaltı ve yakalama kararları çıkarıldı.Hali hazırda Türkiye cezaevlerinde 200’den fazla gazeteci bulunuyor. Kendisi bulunamayan bazı gazetecilerin eş veya çocukları tutuklandı. (Örnek Bülent Korucu’nun eşi, İbrahim Karayeğen’in kızı)
3. VERGİ CEZALARI (Ek-6)
El konulan ve kapatılan medya kuruluşlarının sahipleri el konulmadan aylar sonra astronomik vergi cezalarıyla karşı karşıya kaldılar. 4 Mart 2016 tarihinde Zaman Gazetesi’ne (Feza Gazetecilik AŞ)kayyım atandıktan 13 gün sonra başlatılan vergi incelemesi sonucu şirkete yaklaşık 250 milyon TL vergi cezası kesilmiş, şirketi temsil eden kayyımlar bu cezaya karşı şirket menfaatlerini koruyacak şekilde itiraz dahi etmeyip cezaların kesinleşmesini sağlamışlardır. Bunun üzerine Zaman Gazetesi’nin eski yönetim kurulu üyeleri Mehmet Akif Afşar, Hüseyin Döğme, Behçet Akyar ve Zaman’ın eski Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı aleyhine her birine ayrı ayrı ortalama 250 milyon TL tutarında ceza tahakkuk ettirilmiş, ardından adı geçen isimlerin bütün malvarlıklarına el konulmuştur. Adı geçen şahısların el konulan malvarlıkları TMSF tarafından peyderpey satılmaya başlanmıştır.
V. MALVARLIKLARINA EL KOYMA
15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi Erdoğan’a için büyük fırsat oldu. 15 Temmuz’dan birkaç sonra ilan edilen olağanüstü hâl (OHAL) uygulamasının ilk iki ayında muhalif medya tamamen yok edildi. Tamamı Gülen Cemaatine yakın veya Kürt medyasından oluşan toplam 179 medya kuruluşu (53 gazete, 34 TV, 37 radyo istasyonu ve 20 dergi, 6 haber ajansı ve 29 yayınevi) kapatıldı. 620 gazetecinin basın kartı ile bazı gazetecilerin pasaportları iptal edildi. Çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) kapatılan medyanın mal varlıkları hazineye devredildi.
1. YASAL OLARAK MÜMKÜN OLMADIĞINDAN, MALVARLIKLARINA EL KOYMAK İÇİN KANUN DEĞİŞTİRİLDİ (Ek-7)
01.12.2016 tarihinde İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimi tarafından 57 gazetecinin mal varlıklarına el konuldu. Yapılan itirazlar üzerine halen cezaevinde olanlar hakkında el koyma kararı üçüncü şahıslara devrini engellemek amacıyla ihtiyati tedbire çevrildi. Hakkında yakalama kararı bulunan gazeteciler için el koyma kararı halen devam ediyor. Banka hesapları donduruldu, emekli olanlar emekli maaşları verilmemekte.
Türk ceza hukukuna göre el koyma kararı verilebilmesi ancak bir ağır ceza mahkemesinin oy birliğiyle vereceği kararla mümkün olabilmekteydi (CMK 128). AKP hükümeti OHAL döneminde bir değişiklik yaparak ‘ağır ceza mahkemesinin oy birliği’ şartını, ‘hakim karar verebilir’ şeklinde değiştirdi. Bu sayede istediği herkesin mal varlığına (mahkeme niteliği olmayan) bir sulh ceza hâkimi tarafından el konulabilmenin kapısı açılmış oldu. Gülen cemaati soruşturmalarını yürütmek amacıyla özel olarak kurulduğu iddia edilen Sulh ceza hakimliklerine, malvarlıklarına el koyma yetkisi verilmesi çok tartışıldı.
2. KAPATILAN MEDYA KURULUŞLARININ MALVARLIKLARI TMSF TARAFINDAN SATIŞA ÇIKARILDI (Ek-8)
El konulan medya şirketleri, 15 Temmuz’dan sonra çıkarılan OHAL KHK’larıyla kapatıldı. Kayyım tarafından tamamen bitirildiği için ekonomik dengeleri bozulup iflas noktasına getirilen yayıncı şirketler, Ticaret sicilinden terkin edilerek (silinerek) öldürüldü, malvarlıkları hazineye irat kaydedildi. TMSF’nin zaman zaman yaptığı ihalelerle elde kalan malzeme ve araç gereçleri satışa sunulmuştur. (Ek-9)
TMSF’nin internet sitesinde önceden yer alan ilan arşivi kaldırılmış, sadece son ilanlara yer verilmektedir. Bu şekilde geçmişte satılacağı ilan edilen malların satılıp satılmadığı veya hangi bedelle kimlere satıldığının bilgisi gizlenmektedir.
3. GAZETE ARŞİVLERİ YOK EDİLDİ
Bir yayın kuruluşunun arşivi en değerli varlıklarından sayılır. AKP iktidarı eliyle kayyım atanmak suretiyle el konulan medya kuruluşlarının ilk olarak yayın arşivleri yok edildi. Bugün Gazetesi ve sonraki aylarda Zaman gazetesine atanan kayyımlar ilk iş olarak gazetelerin internet sitelerine erişimi kapattılar. Bir süre sonra tekrar yayına alınan internet sitelerinin arşivlerinin tamamıyla silindiği görüldü. Aynı şekilde Cihan Haber Ajansı, Irmak TV, Cihan Radyo örneklerinde olduğu gibi yayın arşivi yok edildikten sonra bu arşivlerin saklandığı serverlar üçüncü şahıslara satılmıştır.
19 Kasım 2015’te kayyım atanarak el konulan Kaynak Holding’e ait yayınevleri kapatıldıktan sonra depolarında kalan on binlerce kitap imha edildi.
4. İÇİNDE PENSİLVANYA GEÇEN KİTAPLAR YOK EDİLDİ
Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), öğrencilere dağıtılmak üzere özel yayınevlerinden satın aldığı veya baskısını yaptırdığı ders kitaplarını, ‘FETÖ’ propagandası yaptığı gerekçesiyle eğitim yılının başında imha ettiği ortaya çıktı. İmha edilen kitaplar arasında içinde ‘Pensilvanya’ ifadesi geçen 892 bin kitap da var. Pensilvanya, ABD’nin eyaletlerinden biri ve 15 Temmuz darbe girişiminin planlayıcısı olmakla suçlanan Fethullah Gülen’in de yaşadığı yer. Bu konu bir ana muhalefet partisi milletvekili tarafından TBMM’de soru önergesiyle gündeme getirilmiş ancak Milli Eğitim Bakanı tarafından süresi içinde cevaplanmamıştır.
VI. SONUÇ
Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AKP hükümeti göreve geldiği andan itibaren medyaya karşı rövanşist bir tutum sergiledi. İlk başlarda Uzan Grubu ve Mehmet Emin Karamehmet’e ait Çukurova Grubu medyasına, bu isimlerin aynı zamanda sahip olduğu bankalar üzerinden giderek Bankacılık yasaları bahane edilerek el koydu. Sonraki dönemde iktidar muhalifi yayınlar yapan medyaya vergi borçları ya da terör propagandası gibi hukuki altyapısı olmayan suçlamalarla bu el koymalar hızlandı. 15 Temmuz darbe girişimi iktidara tüm medyayı avucunun içine alma fırsatını verdi. Tamamı Gülen Cemaatine yakın veya Kürt medyasından oluşan toplam 179 medya kuruluşu OHAL KHK’larıyla kapatıldı.
Tüm bu yapılanlar, özellikle iktidarı eleştirecek yayınların halka ulaşmasını önlemek, doğru bilginin farklı kanallar aracılığıyla topluma erişmesini engellemek, sadece iktidarın görüşlerini aktaracak yayınlara izin vermek, çoğu zaman gerçek dışı veya hayal mahsulü haberler yayınlayarak psikolojik harp ya da kara propaganda yaparak hukuk dışı eylemlerin ortaya çıkmasını önlemek amaçlıdır. Yapılanlar, doğru olmayan haberlerin gerçek dışı olduğu bilgisinin topluma ulaşmasına dahi izin vermemek, toplumun gerçekleri öğrenmesini engellemek, iktidarın propagandasını yapmak ve böylece muhtemel oy kaybını önlemek amaçlıdır. Zira halka hesap vermek zorunda olan iktidarlar, eğer yargıyı da kontrol altına almışlarsa, medya dışında kendilerinden hesap soracak hiçbir güç kalmamaktadır.
VII. EK: AKREDİTASYON İPTAL ÖRNEKLERİ
28 AĞUSTOS 2014
Cumhurbaşkanlığı devir-teslim töreninde Zaman Gazetesi, Cihan Haber Ajansı, Bugün Gazetesi, Bugün TV, Kanaltürk, Shaber, Samanyolu Tv’ye akreditasyon uygulandı. Listede Sözcü ve Aydınlık’ın olduğu belirtildi. Zaman Gazetesi muhabirleri, töreni izlemek için diğer gazeteciler gibi Cumhurbaşkanlığı 5 numaralı kapıya gitti. Fakat Köşk personeli, Zaman muhabirlerinin bundan sonra Cumhurbaşkanlığı’ndaki programları izleyemeyeceğini söyledi.
30 AĞUSTOS 2014
Cihan Haber Ajansı 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinin Çankaya Köşkü’ndeki bölümlerine alınmadı. 1 numaralı Kapı’dan giren muhabirler, görevliler tarafından ‘hangi kurum’ diye sorularak dışarı çıkartıldı. Programı izlemek isteyen bazı medya kuruluşlarına da, gelmemeleri önceden ifade edildi.
9 EYLÜL 2014
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da Yargı muhabirleriyle Hakimevi’nde bir araya geldiği toplantıya Zaman, Bugün, Taraf ve Sözcü gazeteleri, Cihan Haber Ajansı, Kanaltürk, Samanyolu ve Bugün’ün aralarında bulunduğu medya organlarını almadı.
17 EYLÜL 2014
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Milli Eğitim Bakanlığı ziyaretini izlemek isteyen Zaman ve Cihan muhabirleri Başbakanlık Basın Müşaviri Osman Sert’e sorularak binadan çıkartıldı.
17 EYLÜL 2014
Zaman, Bugün, Kanaltürk ve Samanyolu’nun aralarında bulunduğu medya kuruluşları Erdoğan’ın da katıldığı Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu’nun (TESK) Rixos Otel’deki genel kuruluna alınmadı. Cumhurbaşkanlığı basın görevlileri ve korumaları bundan böyle yasağın Çankaya Köşkü dışındaki bütün programlarda uygulanacağını gazetecilere söylediler.
3 EKİM 2014
Başbakanlık akreditasyonu genişletti. Zaman, Cihan, S Haber ve Bugün Gazetesi muhabirleri Bakanlar Kurulu’nu takip etmek amacıyla geldikleri Başbakanlık binasına alınmadılar. Kapıdaki korumalar, bu yönde bir emir geldiğini belirterek muhabirleri geri çevirdi.
8 KASIM 2014
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun katıldığı 4. Hacı Bektaş Aşure Günü etkinliklerine Zaman gazetesi, Cihan Haber Ajansı ve S Haber alınmadı. Davutoğlu, Hacı Bektaş Veli Müzesi ve Kültür Merkezi’ni ziyaret ederken gazetecilere sansür uygulandı.
8 KASIM 2014
Türkiye’nin AB sürecini masaya yatırmak ve gerekli reformları koordine etmek amacıyla oluşturulan Reform Eylem Grubu toplantısının ilk eylemi basına akreditasyon oldu. Toplantıya Zaman, Cihan ve Samanyolu alınmadı. AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve İçişleri Bakanı Efkan Ala katıldı.
23 KASIM 2014
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Tunceli’deki cemevi ziyareti ve diğer temasları için bu ile giden Zaman gazetesi ve Cihan Haber Ajansı muhabirleri hiçbir programa alınmadı. Başbakanlık korumaları, cemevi girişinde Zaman ve Cihan muhabirlerine, “Sizi alamıyoruz” dedi. Muhabirlerin hangi gerekçeyle böyle bir akreditasyon uygulandığını sorması üzerine, “Başbakanlık kararı” cevabı verildi. Cemevi yetkilileri bu uygulamaya tepki gösterdi.
24 KASIM 2014
24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığı binasına giden bazı medya organları, Başbakanlık Binası nizamiyesindeki korumalar tarafından durduruldu. Medya kuruluşlarının ismi istendi. Zaman Gazetesi’nden geldiğini söyleyen muhabirler kapıda bekletilirken diğer medya kuruluşları rahatça geçti. Programın Başbakanlıkla ilgisi yoktu ama Zaman muhabirlerinin Milli Eğitim Bakanlığı binasına geçmesi engellendi.
1 ARALIK 2014
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın G-20 dönem başkanlığının 1 Aralık 2014 tarihinde devralınması vesilesiyle düzenlediği basın toplantısının yapıldığı Yeni Başbakanlık Binası’na Zaman ve Cihan muhabirleri alınmadı.
1. BASIN KURULUŞLARINDAN TEPKİ
6 KASIM 2014
Basına yönelik akreditasyon ayrımcılığının Cumhurbaşkanlığı’nın ardından Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı’nda da uygulanmasına medya örgütleri tepki gösterdi. Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Türkiye Temsilciliği, Basın Yayın ve İletişim Emekçileri Sendikası (Haber-Sen) Çağdaş Gazeteciler Derneği, Diplomasi Muhabirleri Derneği, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Parlamento Muhabirleri Derneği, Profesyonel Haber Kameramanları Derneği, Turizm ve Çevre Gazetecileri Derneği, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Ankara Temsilciliği ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın yer aldığı G-9 Platformu, akreditasyon baskısının sansüre dönüştüğünü açıkladı. Platform açıklamasında “AKP hükümeti; bu çağdışı, anti-demokratik, yasakçı ve sansürcü akreditasyon uygulamasına derhal son vermeli, eleştirel düşünceye saygı duymalı, gazetecilerin işlerini yapmalarına ve halkın haber alma hakkına engel çıkartmaktan vazgeçmelidir. İktidara, bu uygulamalarının çağdaş demokrasilere değil despotizme yakıştığını anımsatırken, meslek örgütleri olarak bu türden baskılara tüm gücümüzle karşı çıkacağımızı da belirtmek istiyoruz.” ifadeleri kullanıldı. Basın ve ifade özgürlüğü önündeki engellerin, Türkiye’nin demokratikleşmesi önündeki en ciddi sorunları oluşturduğu hatırlatıldı.
2. Özgürlüğe Darbe
“AKP iktidarının giderek artan eleştiri ve farklı görüşlere tahammülsüzlüğü; basın ve yayın kuruluşları üzerindeki baskıyı artırıp oto-sansürün yaygınlaşmasına yol açarken, sayıları yüzlere varan gazetecinin de işlerini kaybetmesine neden olmuştur. Ulusal ve uluslararası birçok rapora da yansıyan bu durum, temel insan haklarının başında gelen ifade özgürlüğüne vurulmuş ciddi bir darbe olarak nitelendirilmiştir.” denildi. Bu doğrultudaki eleştirileri hiç dikkate almayan hükümetin, sürekli yeni baskı uygulamalarını devreye sokarak basın üzerindeki kısıtlamaları yaygınlaştırdığına değinildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Bu yöndeki son gelişme, bir süredir Cumhurbaşkanlığı tarafından uygulanmakta olan akreditasyonun başta Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı olmak üzere devletin diğer kurumlarına yaygınlaştırılması olmuştur. 3 Kasım Pazartesi gününden itibaren belli medya gruplarına bağlı kurumlarda çalışan gazeteciler, kurumsal akreditasyonlarının olmasına ve Başbakanlık Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından verilen sarı basın kartlarına sahip olmalarına karşın adı geçen kurumlardaki faaliyetleri izleyememişlerdir. Bu akreditasyon uygulamasına takılan Başbakanlık muhabirleri, mutad Bakanlar Kurulu sonrası basın toplantısını ve Başbakan’ın diğer kurumlardaki faaliyetlerini; diplomasi muhabirleri ise yine mutad bakanlık bilgilendirme toplantısını takip edememişlerdir.”
3. Doyurucu bilgi yok
Ne Başbakanlık ne de Dışişleri yetkilileri bu uygulamanın hangi hukuki temele dayandığı ya da hangi idari tasarrufla yaşama geçirildiği konusunda doyurucu bilgi vermediklerinden yakınılan açıklamada, bu durumun uygulamanın keyfi bir karara dayandığını, ucunun açık olduğunu ve eleştirel haber ya da yorum sahipleri ve bağlı bulundukları kurumların benzer şekilde cezalandırılabileceğini gösterdiği aktarıldı. “Anlaşılan iktidar sahipleri, bir tür cezalandırma yöntemine dönüşen akreditasyon uygulamasını şekil, kapsam ve zamanı açısından genişletme ve yaygınlaştırma kararı alarak ‘Yeni Türkiye’nin özgür basına ve ifade özgürlüğüne bakışını ortaya koymak istemişlerdir.” denildi.
VIII. Kanun Hükmünde Kararnamelerle ve RTÜK tarafından kapatılan medya sayıları
Haber Ajansı 5
Gazete 62
Dergi 19
Radyo 34
Televizyon 29
Yayınevi-Dağıtım 29
Toplam 178
1. Kapatılan radyolar (34):
Aksaray Mavi Radyo
Esra Radyo
Aktüel Radyo
Haber Radyo Ege
Berfin FM
Herkül FM
Burç FM
Jest FM
Cihan Radyo
Kanaltürk Radyo
Dünya Radyo
Radyo 59
Radyo Aile Rehberi
Radyo Nur
Radyo Bamteli
Radyo Şimşek
Radyo Cihan (İstanbul)
Samanyolu Haber Radyosu
Radyo Fıkıh
Umut FM (karar kaldırıldı)
Radyo Küre
Yağmur FM (karar kaldırıldı)
Radyo Mehtap
Patnos FM
Rengin Radyo
Radyo Karacadağ
Özgür Radyo
Özgür Güneş Radyosu
Ses Radyo
Radyo Dünya (Adana)
Doğu Radyo
Yön Radyo (karar kaldırıldı)
Gün Radyo
Batman FM
2. Kapatılan dergiler (18):
Akademik Araştırmalar Dergisi
Aksiyon, Asya Pasifik (PASİAD)
Bisiklet Çocuk Dergisi
Diyalog Avrasya Dergisi
Gül Yaprağı Dergisi
Nokta
Sızıntı
Ekolife Dergisi
Ekoloji Dergisi
Fountain Dergisi
Gonca Dergisi
Yağmur Dergisi
Yeni Ümit
Zirve Dergisi
Özgürlük Dünyası Dergisi
Tiroj Dergisi
Evrensel Kültür Dergisi
Haberexen Dergisi
3. Kapatılan Haber Ajansları
Cihan Haber Ajansı
Muhabir Haber Ajansı
SEM Haber Ajansı
Dicle Haber Ajansı
Jin Haber Ajansı
4. Kapatılan gazeteler:
Adana Haber Gazetesi
Batman Postası Gazetesi
Adana Medya Gazetesi
Batman Doğuş Gazetesi
Akdeniz Türk Gazetesi
Bingöl Olay Gazetesi (kapatma kararı kaldırıldı)
Şuhut’un Sesi Gazetesi
İrade Gazetesi
Kurtuluş Gazetesi
İskenderun Olay (karar kaldırıldı)
Lider Gazetesi
Ekonomi (karar kaldırıldı)
İscehisar Durum Gazetesi
Ege’de Son Söz (karar kaldırıldı)
Türkeli Gazetesi
Demokrat Gebze Gazetesi
Antalya Gazetesi
Kocaeli Manşet
Yerel Bakış Gazetesi
Bizim Kocaeli
Nazar
Haber Kütahya Gazetesi
Batman Gazetesi
Gediz Gazetesi
Son Nokta Gazetesi
Zafer Gazetesi
Merkür Haber Gazetesi
Hisar Gazetesi
Millet Gazetesi
Turgutlu Havadis Gazetesi
Bugün Gazetesi
Milas Feza Gazetesi
Meydan Gazetesi
Türkiye’de Yeni Yıldız Gazetesi
Özgür Düşünce Gazetesi
Hakikat Gazetesi (karar kaldırıldı)
Taraf Gazetesi
Urfa Haber Ajansı Gazetesi
Yarına Bakış Gazetesi
Ajans 11 Gazetesi
Yeni Hayat Gazetesi
Yeni Emek Gazetesi
Zaman Gazetesi
Banaz Postası Gazetesi
Today’s Zaman Gazetesi
Özgür Gündem Gazetesi
Batman Çağdaş Gazetesi
Azadiya Welat Gazetesi
Cizre Postası Gazetesi
Yüksekova Haber Gazetesi
Güney Express Gazetesi
İdil Haber Gazetesi
Kızıltepe’nin Sesi Gazetesi
Urfanatik Gazetesi
Prestij Haber Gazetesi
Express Gazetesi
Dağyeli Gazetesi
Türkiye Manşet
Akis Gazetesi
İpekyolu Gazetesi
Yedigün Gazetesi
Son Dakika Gazetesi
5. Kapatılan televizyon kanalları (34):
Barış TV
Bugün TV
Can Erzincan TV
Dünya TV
MC TV
Mehtap TV
Merkür TV
Samanyolu Haber
Hira TV
Irmak TV
Kanal 124
Kanaltürk
Samanyolu TV
SRT TV (karar kaldırıldı)
Tuna Shopping TV
Yumurcak TV
İMC TV
Hayat’ın Sesi TV
Özgür Gün TV
Jiyan TV
Azadi TV
Denge TV
Van TV
Van Genç TV
TV 10
Mezopotamya TV
Birlik Medya TV
Zarok TV (Kapatılma kararı % 40 Türkçe yayın şartıyla RTÜK tarafından geri alındı)
Med Nuçe TV: Türkiye’nin resmi talebiyle Fransız uydu şirketi Eutelsat tarafından uydudan çıkarıldı.
6. Kapatılan yayınevleri (29):
Altın Burç Yayınları
Işık Akademi
Burak Basın Yayın Dağıtım
Işık Özel Eğitim Yayınları
Define Yayınları
Işık Yayınları
Dolunay Eğitim Yayın Dağıtım
İklim Basın Yayın Pazarlama
Giresun Basın Yayın Dağıtım
Kaydırak Yayınları
Gonca Yayınları
Kaynak Yayınları
Gülyurdu Yayınları
Kervan Basın Yayıncılık
GYV Yayınları
Kuşak Yayınları
Ufuk Basın Yayın Haber Ajansı Pazarlama
Muştu Yayınları
Ufuk Yayınları
Nil Yayınları
Waşanxaneya Nil
Rehber Yayınları
Yay Basın Dağıtım Pazarlama, Reklamcılık
Sürat Basım Yayın Reklamcılık Eğitim Araçları
Yeni Akademi Yayınları
Sütun Yayınları
Yitik Hazine Yayınları,
Şahdamar Yayınları
Zambak Basın Yayın Eğitim Turizm



