Perşembe, Haziran 4, 2026
Üye Ol
International Journalists
  • Haberler
  • Etkinlikler
  • Projeler
    • Schutz und zur strukturellen Stärkung des Journalismus
  • Raporlar
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Dernek Tüzüğü
    • Toplumsal Cinsiyet Ana Akımlaştırılması ve Kadınların Güçlendirilmesine Dair Taahhüt
  • Journalist Post
  • Türkçe
No Result
View All Result
  • Haberler
  • Etkinlikler
  • Projeler
    • Schutz und zur strukturellen Stärkung des Journalismus
  • Raporlar
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Dernek Tüzüğü
    • Toplumsal Cinsiyet Ana Akımlaştırılması ve Kadınların Güçlendirilmesine Dair Taahhüt
  • Journalist Post
  • Türkçe
No Result
View All Result
International Journalists
No Result
View All Result

Tutuklu gazeteci Ünal: Söz ve yazının gücü korkutur

admin by admin
20 Şubat 2020
Tutuklu gazeteci Ünal: Söz ve yazının gücü korkutur

KHK ile kapatılan Zaman gazetesinin eski Ankara Temsilcisi Mustafa Ünal, Silivri Cezaevinden doğmamış torununa mektup yazmaya devam ediyor. Ünal, mektubunda tutuklandığı günü anlatıyor…

KHK ile kapatılan Zaman gazetesinin eski Ankara Temsilcisi Mustafa Ünal, Silivri Cezaevi’nden doğmamış torununa mektup yazmaya devam ediyor. 15 Şubat 2020 tarihinde yazdığı mektubunda tutuklandığı günü anlatan Ünal, “Neden hapiste olduğumu anlatmadım sana. İnanır mısın suçum nedir, ben neden mahpusun, dört yıla yaklaştı hala çözemedim.” diyor.

Tutuklandığı gün bazı kararlar aldığını belirten Ünal, “Bir gece yarısı özgürlük bileti gibi bir mesaj geldi. ‘Hayır‘ dedim…” diyor…

İşte o mektup…

Doğmamış torunuma mektuplar – 3

Sevgili can kuşum!

Seni bir kuşa benzetseydim turna derdim. Yükseklerden uçuşu şiir gibidir turnaların, seyrine doyum olmaz. Turna avazı gibi gür sesin ola ve hakikati haykırasın. Baban ise bir kartal o da yükseklerden uçar lakin yalnızdır.. Şiirler, şarkılar hep turnalar üzerinedir. Bundan böyle turnalar bana hep seni hatırlatacak.

Dünyamıza turna olarak görünen meleklerin kanatlarında gelesin. Turnalar yoldaşın olsun.

Bu sana zindandan yazdığım üçüncü mektup. İtiraf etmeliyim ki sana yazmak bana iyi geliyor. Mahpusluğumu unutuyorum. Mahzunluğumu gideriyor. Silivri’nin karanlığından senin aydınlığına kanatlanıyorum. Duvarlar, tel örgüler aradan kalkıyor. Mekan ve zaman anlamını yitiriyor.

Bu satırları gece yarısı yazıyorum. Ortama sessizlik hakim. Sağımızda, solumuzda, önümüzde, arkamızda yüzlerce belki binlerce mahpus var. Akşamüzeri yan taraftan, bitişik koğuştan kağıttan flütün resitali yükseldi. Şimdi sükunet zamanı.

‘BU TOPRAKLARDA KALEM VE KELAM RAHAT BIRAKILMAZ’

Neden hapiste olduğumu anlatmadım sana. İnanır mısın suçum nedir, ben neden mahpusun, dört yıla yaklaştı hala çözemedim. Mahkemede yargıçlara sordum cevap vermediler, onların da bildiğini zannetmiyorum. Yargı sürecini ayrıntılarıyla anlatacağım sana. Kavramlara boğmadan, senin anlayacağın şekilde basit, sade ve yalın dille anlatacağım.

O günle başlayacağım, hürriyetime son veren, gözaltına alındığım o gün, dün gibi canlı… Savcının kararını sabah erkenden öğrendim. 40 kişilik ‘aranan gazeteciler listesi’nde benim de adım vardı. Ülkede olağanüstü hal hüküm sürüyordu. O yüzden pek sürpriz olmadı. Bu topraklarda kalem ve kelam rahat bırakılmaz. Söz ve yazının gücü korkutur. Hayatımda ilk kez karakolla, yargı ile muhatap olacaktım. Hayır, zerre kadar korkmadım. Biraz heyecanlandım. Daha çok meraklandım. Bana ne suç isnat edebilirlerdi ki? Hangi soruları sorabilirlerdi? Hayatı şeffaf yaşamış biriydim. Düşündüğümü yazmış, ekranda konuşmuş bir gazeteciydim. Binlerce yazı, saatlerce konuşma… Hiçbiri yargı konusu olmadı. Hakaret suçu bile işlemedim. Gizli saklı faaliyetim olmadı. Kendimden çok emindim. Polislerin eve gelip beni götürmesini bekledim. Saatler geçti, gelen giden yok. Gözüm pencerede, kulağım kapıda…

‘BİR GECE YARISI ÖZGÜRLÜK BİLETİ GELDİ’

Tam 12 saat sonra gün biterken iki polis ellerinde otomatik silahlarla belirdi. “Nerede kaldınız, niye geciktiniz?” diye sordum. “Yoğunluktan…“ dediler. Polisleri beklerken iki karar aldım. İlki; gözümü dört açacak, her şeyi görecek, her fısıltıyı duyacak ve hafızama kaydedecektim. İyi muameleyi de fena tavırları da unutmamalıydım. Tarihin dönüm noktalarından birinin tanığıydım. Şahitliğimin hakkını vermeliydim. İsimler, cisimler, suretler… hiçbirini atlamamalıydım. Başarabildim mi? Evet… O günden itibaren yaşadıklarım hafızama kazındı. Silinmesi, unutulması mümkün değil. Yazıya döküleceği zamanı bekliyor. İkinci kararım ne pahasına olursa olsun doğruyu söylemeliydim. Yalanın beni kurtaracağını, özgürlüğe kavuşturacağını bilsem de doğruluktan ayrılmamalıydım. Ve hakperest olmalıyım. Hiçbir kişi veya kurumun peresti olmamalıyım. Velev ki bedeli mahpusluk olsun… On yıl sonra pişmanlık duyacağım hiçbir söz ağzımdan çıkmamalı, hiçbir hakaret sadır olmamalı… Bu kararıma da sadık kaldım. Bir gece yarısı özgürlük bileti gibi bir mesaj geldi. ‘Hayır‘ dedim; hakperestlik çizgisinden sapma… Ayrıntılarını vakti geldiğinde paylaşırım. Sınandım. Kararım karardı.

Polisler kimlikleri ile birlikte savcının yazısını gösterdiler, Emniyet’e kadar bizimle gel, dediler. Evde arama yapmayacak mısınız, diye sordum. Hayır, diye cevap verdiler. Sadece gözaltı kararı için talimatlandırılmışlar. Cep telefonumu vereyim, dedim. Hayır, almayacağınız, yalnızca seni götüreceğiz, dediler. Suç işleyen insan böyle davranır mı? Ama maalesef yargı sürecinde bu hiç dikkate alınmadı. Yargıçlar tutuklama kararı verirken “delil karartma” ve “kaçma şüphesi” diye yazabildiler. Her kararları onlar ve Ankara için utanç, benim için şereftir. O yüzden hiç yüksünmedim. Emniyet’e doğru giderken polislerle muhabbet ettim. Futbol sohbeti yaptım. Evden iki polisin arasında çıkarken, “Beni düşünmeyin birkaç ay sonra dönerim…” dedim. Umutluydum, iyimserdim. Neye mi güveniyordum? Türkiye’nin demokrasi tecrübesi ve kazanımlarına… Devletin suçlu ile suçsuzu aylar içinde ayırt edeceğine inanmıştım. Türkiye bir hukuk devleti değil miydi? Bu vasfını gösterirdi elbet. Olmadı, toplum adalet trenini rayına oturtur. Sessiz kalmaz. Burası Habibi Neccar’ı çıkarmış, Nemrut’un karşısına İbrahim’i dikmiş bir coğrafya…

Bir gece vakti Emniyet’e bu düşünce ve ruh haliyle, bir filmin başrol oyuncusu gibi ellerim ceplerimde, başım yukarıda girdim.

O gün böyle başladı.

Mustafa Ünal
15 Şubat 2020

https://twitter.com/mucteba_enes/status/1230466029945528320?s=20

Kaynak: Kronos

TweetSendShare

Biz Kimiz

Adres : Am Hauptbahnhof 16, 60329 Frankfurt

Telefon : +49 179 1385035

E-Posta: [email protected]

Bizi Destekleyin

IBAN: DE29 5065 2124 0004 1249 13 Sparkasse / BIC: HELADEF1SLS

Journalist Post

Bülten Aboneliği

Bültene abone olmak için e-posta adresinizi yazın.

E-Mail Adresi *

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Manage Consent
To provide the best experiences, we use technologies like cookies to store and/or access device information. Consenting to these technologies will allow us to process data such as browsing behavior or unique IDs on this site. Not consenting or withdrawing consent, may adversely affect certain features and functions.
Functional Her zaman aktif
The technical storage or access is strictly necessary for the legitimate purpose of enabling the use of a specific service explicitly requested by the subscriber or user, or for the sole purpose of carrying out the transmission of a communication over an electronic communications network.
Preferences
The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
Statistics
The technical storage or access that is used exclusively for statistical purposes. The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
Marketing
The technical storage or access is required to create user profiles to send advertising, or to track the user on a website or across several websites for similar marketing purposes.
  • Seçenekleri yönet
  • Hizmetleri yönetin
  • {vendor_count} satıcılarını yönetin
  • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
View preferences
  • {title}
  • {title}
  • {title}
Manage Consent
To provide the best experiences, we use technologies like cookies to store and/or access device information. Consenting to these technologies will allow us to process data such as browsing behavior or unique IDs on this site. Not consenting or withdrawing consent, may adversely affect certain features and functions.
Functional Her zaman aktif
The technical storage or access is strictly necessary for the legitimate purpose of enabling the use of a specific service explicitly requested by the subscriber or user, or for the sole purpose of carrying out the transmission of a communication over an electronic communications network.
Preferences
The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
Statistics
The technical storage or access that is used exclusively for statistical purposes. The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
Marketing
The technical storage or access is required to create user profiles to send advertising, or to track the user on a website or across several websites for similar marketing purposes.
  • Seçenekleri yönet
  • Hizmetleri yönetin
  • {vendor_count} satıcılarını yönetin
  • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
View preferences
  • {title}
  • {title}
  • {title}
No Result
View All Result
  • Haberler
  • Etkinlikler
  • Projeler
    • Schutz und zur strukturellen Stärkung des Journalismus
  • Raporlar
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
    • Dernek Tüzüğü
    • Toplumsal Cinsiyet Ana Akımlaştırılması ve Kadınların Güçlendirilmesine Dair Taahhüt
  • Journalist Post
  • Türkçe
Üye Ol