RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “sokak röportajı” kanallarına karşı harekete geçeceğini duyurdu. Şahin, izleme ekiplerinin “her şey ters gidiyor” algısı yaratmayı amaçlayan yayınları tespit ettiklerini belirterek, RTÜK’ün “halkı kasıtlı olarak manipüle eden ve insanları karamsarlığa sürükleyen” içeriklere izin vermeyeceğini söyledi.
Sokak röportajlarının toplumun moralini ve geleceğe inancını yok etmeyi amaçlayan sistematik bir karamsarlık dili olduğunu savunan Şahin, daha önce de açıkça uyardıkları bu tür yayınların toplumda umutsuzluk ve ayrışma oluşturmasına asla izin vermeyeceklerini söyledi.
RTÜK Başkanı, açıklamasının sonunda kamuoyunu kasıtlı biçimde yönlendiren ve halkı karamsarlığa sürükleyen bu tür içeriklere müsamaha gösterilmeyeceğini bir kez daha vurguladı. Benzeri yayınlarla ilgili olarak Kurul’un elindeki tüm yasal yetkileri sonuna kadar kullanacaklarını kaydederek yayıncıları tehdit etti.
RTÜK, Türkiye’de AKP hükümetine muhalif yayın yapan basın kuruluşlarını ve sosyal medyayı kontrol altında tutan bir kurum olarak tepki görüyor. Yayıncılara para cezası verebilen kurum, programları askıya alabilir ve içerikleri engelleyebiliyor. 2024’ten bu yana YouTube’daki haber yapımcılarının lisans almasını ve istenen yayın standartlarına uymasını zorunlu kıldı. Basın özgürlüğü savunucusu gruplar ise dijital gazeteciliğe yapılan sansüre tepki gösteriyor.
Bağımsız gazetecilerin veya YouTube kanalı yayıncılarının vatandaşlara siyaset, enflasyon ve günlük yaşam hakkında spontane sorular yönelttiği sokak röportajları, medyanın hükümet yanlısı haberler yaptığı ortamda sosyal medyada hayli ilgi görüyor.
Gazeteci meslek örgütleri sokak röportajlarının hedef alınmasının muhalefeti bastırma ve hükümetin anlatısına meydan okuyan görüşlerin yayılmasını kısıtlama girişimi olduğunu belirtiyor. Son yıllarda ifade özgürlüğünün ciddi şekilde kısıtlandığı Türkiye’de medya ve gazeteciler üzerindeki baskılar artıyor.
AKP hükümeti, 15 Temmuz’dan sonra Türk medyasını neredeyse mutlak kontrolü altına aldı. Yüzlerce medya kuruluşunu kapattı, binlerce gazeteciyi hapse attı.
Hâlâ Türkiye’de haber yapan gazeteciler, işlerini kaybetme, yargı tacizine maruz kalma ve hükümete yönelik en ufak bir eleştiride bile hapse atılma riskiyle karşı karşıya.
Yıllardır basın özgürlüğü konusunda kötü bir sicile sahip olan Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159’uncu sırada yer alıyor.

