İletişim Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, savcılıklar ve BTK’nın ortak çalışmasıyla binlerce hesaba erişim engeli getirdi. Duran, ayrıca “terör propagandası”, “dezenformasyon” ve “psikolojik harekât” faaliyetlerinde bulunduğu iddia edilen 1.652 hesap hakkında da hukuki ve idari işlem yapıldığını duyurdu.
15 Temmuz yıl dönümünde erişim engelleri
Açıklamanın, 15 Temmuz’un 10. yıl dönümü öncesinde gelmesi dikkat çekti. Hükümet uzun yıllardır kumpas gecesine ilişkin resmî anlatıyı sürdürürken, olayın aydınlatılamayan yönlerini sorgulayan çok sayıda sosyal medya hesabı ve yayın organı sık sık erişim engelleriyle karşı karşıya kalıyor. İktidarın dijital alandaki denetim ve sansür faaliyetlerini daha da yoğunlaştırdığı belirtiliyor.
Muhalif çevreler ise erişim engeli kararlarının, sadece hükümetin terör olarak nitelediği çevreleri değil, 15 Temmuz’a ilişkin farklı görüş ve değerlendirmeleri de hedef aldığı görüşünde. Dijital haklar savunucuları, binlerce hesaba yönelik toplu erişim engellerinin ifade özgürlüğü açısından tartışmalı olduğunu belirtiyor.
Beştepe, Tanık ve Mavi Otobüs belgesellerine sansür
15 Temmuz’a ilişkin resmî devlet anlatısının dışında kalan soru işaretlerini, mahkeme kayıtlarını, video görüntülerini ve tanık anlatımlarını gündeme getiren Beştepe, TANIK / O Geceden Sonra , Mavi Otobüs 2 Belgesellerine de erişim engeli getirildi. Belgeseller, 15 Temmuz gecesine ilişkin karanlıkta kalan noktaları tanık ifadeleri ve resmî belgeler ışığında aydınlatmaya çalışıyordu.
“357 video yasaklandı, içeriğe bile bakılmıyor”
Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğüne karşı uygulamalar sürerken, jet hızıyla uygulanan sansüre tepki gösterenlerden biri de gazeteci Adem Yavuz Arslan oldu. Arslan, YouTube kanalındaki 357 videonun ayrı mahkeme kararlarıyla erişime engellendiğini duyurdu.
Arslan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, toplam süresi yaklaşık 400 saate ulaşan yayınların kısa sürede incelenip engellenmesinin mümkün olmadığını belirten Arslan, kararların içerik değerlendirmesinden ziyade sansür amacı taşıdığını söyledi.
Arslan, aynı gün içinde yüzlerce video için karar alınmasının içeriklerin ayrıntılı şekilde incelenmediğini gösterdiğini ifade ederek bunun basın ve ifade özgürlüğü açısından kaygı verici olduğunu söyledi. Yıllar süren emekle hazırlanan yayınların erişime kapatılmasına tepki gösteren Arslan, özellikle 15 Temmuz süreciyle ilgili yayın yapan hesapların son dönemde daha fazla hedef alındığını belirtti.
Son yıllarda internet haberleri, videolar ve sosyal medya paylaşımları hakkında erişim engeli kararlarının arttığına dikkat çekilirken, basın ve insan hakları örgütleri bu uygulamaların ifade özgürlüğü üzerindeki olumsuz etkilerine vurgu yapıyor.

