Uzmanlara göre düzenleme, “suç işlenirse fail bulunur” yaklaşımının ötesine geçiyor. Yeni model, paylaşım sonrası soruşturma yerine, hesabın kurulma anında gerçek kimliğin devlet tarafından doğrulanmasını esas alıyor. Bu durum, sosyal medyada takma adla kullanılan her hesabın arkasındaki kişinin devlet tarafından bilindiği, merkezi ve kalıcı bir gözetim mimarisi kurulması anlamına geliyor. Eleştiriler, bu düzenlemenin teknik bir değişiklikten çok ifade özgürlüğü, anonimlik hakkı ve dijital fişleme yapılacağı endişesi yönünde yoğunlaşıyor. Kısaca İktidar, “Kimliğinizi biliyorum” mesajıyla sosyal medyada anonimliği fiilen ortadan kaldırıp ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı bir baskı kurmak istiyor.
E-Devlet Anahtarı ve BTK’da Tutulan Kimlikler
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı ve iktidar medyasında ayrıntıları yayımlanan taslağa göre, Türkiye’den günlük erişimi 1 milyonu aşan sosyal medya platformları için yeni bir sistem kurulacak. Kullanıcılar hesap açarken doğrudan e-Devlet sistemine yönlendirilecek; doğrulamanın ardından platformlara kimlik bilgisi değil, kişiye özel bir “anahtar” verilecek. Kimlik bilgileri platformlarda değil, BTK bünyesinde saklanacak. Uygulama için 9 aylık bir geçiş süreci öngörülüyor.
Taslak henüz yasalaşmadı. Ancak Gürlek’in açıklamaları, hedefin açık olduğunu ortaya koyuyor: “Sosyal medyada bir kişi hesap açıyorsa kimliği belli olacak” ve “üç aylık sürede herkes sosyal medyaya gerçek kimliğiyle girmiş olacak.” Platformların bu projeyi kabul ettiğinin de dile getirilmesi, uygulamanın yalnızca yeni hesaplarla sınırlı kalmayabileceği yorumlarına neden oluyor.
Yaptırımlar ve Katalog suçlar
Taslağın yaptırım boyutu da dikkat çekici. Kimlik doğrulama yükümlülüğünü yerine getirmeyen platformlara, küresel cironun yüzde 3’üne kadar idari para cezası, reklam yasağı ve bant daraltma yaptırımları öngörülüyor. “Katalog suçlar” kapsamındaki içeriklerde ise adli mercilerin talebi üzerine gerçek kimlik bilgilerinin en geç 30 gün içinde verilmesi planlanıyor. Bu da kullanıcıların merkezi bir takip ve teşhis sistemine dahil edilmesi anlamına geliyor.
VPN’e kısıtlama gündemde
Hükümetin gündemindeki bir diğer başlık ise VPN hizmetleri. Erişime engellenmiş içerik, hesap, web sitesi veya oyunlara ulaşmak için kullanılan VPN’lere yönelik yeni bir düzenleme hazırlığı yapılıyor. 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal medya kısıtlaması getiren kanun teklifine eklenmesi beklenen maddeyle, VPN hizmetleri için de e-Devlet bağlantılı kimlik doğrulamalı yaş kontrolü getirilecek.
Çocuklar Gerekçe, Hedef Gözetim
AKP temsilcileri, düzenlemeyi çocukların korunması gerekçesiyle savunuyor. Yetkililer ise, 16 yaş altındaki çocukların sosyal medyaya VPN üzerinden erişme riskine dikkat çekerek, yasal VPN hizmet sağlayıcılarına da yaş kısıtlaması getirilmesinin planlandığını ifade ediyor.
Dijital hak savunucularına göre ise hem kimlik doğrulaması hem VPN kısıtlaması, sosyal medya ve internet kullanımında anonimliği fiilen ortadan kaldıracak. Uzmanlar, bu durumun ifade özgürlüğü üzerinde “dondurucu etki” oluşturacağı ve kullanıcıların eleştirel paylaşımlardan kaçınmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.