Site icon International Journalists

Uluslararası meslek örgütlerinden tepki: Dünyada ve Türkiye’de gazetecilere yönelik baskılar artıyor

Birleşik Krallık Ulusal Gazeteciler Sendikası (NUJ), gazetecilere yönelik artan çevrimiçi ve fiziksel saldırılara karşı sert bir açıklama yaptı. Sendika, gazetecilerin yalnızca görevlerini yerine getirdikleri için hedef alınmalarının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) ise Türkiye’de yaşanan basın özgürlüğü ihlallerine ilişkin haftalık raporunda bir gazetecinin saldırıya uğradığını, bir diğerinin hapis cezasına çarptırıldığını ve sekiz gazeteci hakkında soruşturma başlatıldığını bildirdi.

NUJ, açıklamasında gazetecilerin kamu yararına bilgi üretme görevini yerine getirdiğini, ancak buna rağmen ölüm tehditleri, çevrimiçi trol saldırıları, doxing, takip ve fiziksel şiddet gibi yöntemlerle susturulmaya çalışıldığını belirtti. Bu tür saldırıların, basın özgürlüğünü ve medyadaki çoğulculuğu doğrudan tehdit ettiği kaydedildi.

Özellikle kadın gazetecilerin ve etnik azınlıklardan gelen medya çalışanlarının orantısız biçimde hedef alındığına dikkat çekildi. Bu grupların sık sık cinsiyetçi, ırkçı ve kadınlara yönelik düşmanca saldırılara maruz kaldığı vurgulandı.

“Gazetecileri Susturma Girişimlerini Asla Kabul Etmeyeceğiz”

NUJ Genel Sekreteri Laura Davison yaptığı açıklamada, gazetecilere yönelik saldırıların basın özgürlüğünü zedelediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Gazetecileri susturma, sindirme ve yıldırma girişimleri sendikamız tarafından her zaman kınanacaktır. Özellikle kadın gazetecilerin yaşadığı, korku salmayı ve haber yapılmasını engellemeyi amaçlayan dehşet verici saldırı örneklerine tanık olduk.”

Davison, yalnızca polisin değil; çevrimiçi platformların ve işverenlerin de gazetecilerin güvenliğini sağlama konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

NUJ ayrıca, tüm gazetecilere yaşadıkları taciz ve tehdit vakalarını Journalists’ Safety Tracker sistemine kaydetme çağrısında bulundu. Böylece, saldırıların sistematik biçimde belgelenmesi ve buna karşı etkili önlemler alınması amaçlanıyor.

Türkiye’de Basın Özgürlüğüne Yönelik İhlaller: Saldırılar, Gözaltılar ve Yayın Yasakları

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) ise, 5–12 Eylül 2025 tarihleri arasında Türkiye’de yaşanan basın özgürlüğü ihlallerine ilişkin haftalık raporunu yayımladı. Rapora göre bir gazeteci saldırıya uğradı, bir gazeteci hapis cezasına çarptırıldı ve sekiz gazeteci hakkında soruşturma başlatıldı.

İstanbul’daki protestolar sırasında gazeteci Fatoş Erdoğan, basın kartını göstermesine rağmen polis plastik mermisiyle vuruldu. Gazeteci Mehmet Baran Kılıç, Boğaziçi Üniversitesi yönetimi hakkında yaptığı haber nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edildi. Gazeteci Tolga Şardan ise sızdırılan bir devlet veritabanıyla ilgili haberinden sonra gözaltına alındı ve yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.

Eskişehir’de yedi gazeteci, sosyal medya paylaşımları nedeniyle “terör” suçlamalarıyla yargılanıyor. Ayrıca, gazeteci Timur Soykan’ın bir devlet görevlisinin oğluna ilişkin haberi ile Can Dündar’ın YouTube kanalına, “ulusal güvenlik” gerekçesiyle erişim engeli getirildi.

IPI, internet kısıtlamaları, RTÜK’ün yayıncılara yönelik uyarıları ve artan baskıların basın özgürlüğünü ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtti.

Exit mobile version