Site icon International Journalists

“AB, Türkiye’deki muhalif gazetecilere ‘vize koridoru’ açsın”

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), MFRR ortakları ve basın özgürlüğü ile insan hakları alanında faaliyet gösteren 18 kuruluşun oluşturduğu koalisyon, Avrupa Birliği yetkililerine ortak bir mektup gönderdi. Türkiye’deki muhalif gazetecilerin karşılaştığı vize engellerine ilişkin endişelerin dile getirildiği mektupta, AB’nin aday ülkelerde bağımsız medyayı destekleme taahhüdü ile gazetecilerin mesleki hareketliliğini kısıtlayan mevcut vize politikaları arasında çelişki bulunduğunu hatırlatıldı.

Muhalif Gazeteciler Baskı Altında

Kuruluşlar, Türkiye’de medya üzerindeki sistematik baskının 2025 yılında da sürdüğünü ve bağımsız gazeteciliğin uzun süredir baskı altında faaliyet gösterdiğini ifade etti. Türkiye’nin, Avrupa Konseyi Gazeteciliğin Korunması Platformu’nda kaydedilen ihlallerde ikinci, Mapping Media Freedom veri tabanında ise üçüncü sırada yer aldığına dikkat çekildi.

“Dezenformasyon” ve “terörizm” gibi muğlak suçlamaların, keyfi gözaltıların, polis şiddetinin ve para cezalarının bağımsız haberciliği kriminalize etmek için kullanılan araçlar arasında olduğu belirtildi.

Mektupta, bu koşullar altında kolaylaştırılmış bir vize sürecinin gazeteciler için hayati olduğu, bunun uluslararası ağlara erişim, mesleki işbirliği ve eğitim fırsatları sağladığı vurgulandı.

Mesleki İzolasyona İtiliyor

Ancak gruplar, uzun, maliyetli ve öngörülemez prosedürlere sahip mevcut vize sisteminin Türk gazetecileri mesleki izolasyona ittiğini belirtti. Gazetecilerin yalnızca randevu alabilmek için altı aya kadar beklediği, işlemlerin ise iki ay daha sürebildiği ifade edildi. Başvuru sahiplerinin ayrıca gerekçesiz retlerle karşılaştığı veya yalnızca tek girişli vizeler aldığı bildirildi.

Serbest (freelance) gazetecilerin kurumsal olarak tanınmamasının önemli bir sorun olduğu belirtildi. Bazı başvuru sahiplerinin çalışma vizesine yönlendirildiği ancak daha sonra şirket kayıt belgeleri sunamadıkları gerekçesiyle reddedildiği, bu belgelerin proje bazlı ya da araştırmacı gazetecilik için çoğu zaman geçerli olmadığı kaydedildi.

Mektupta ayrıca yüksek başvuru maliyetleri ve tekrarlanan işlemlerin bağımsız gazeteciler ile küçük medya kuruluşları üzerinde ağır bir mali ve bürokratik yük oluşturduğu ifade edildi. Gruplara göre bu engeller, Türk gazetecileri Avrupalı meslektaşlarından fiilen koparıyor ve sınır ötesi işbirliğini zayıflatıyor.

Gazetecilerin Hareketliliği Sağlansın

Kuruluşlar, gazetecilerin hareketliliğinin kamu yararına hizmet ettiğinin kabul edilmesi ve standart bürokratik prosedürlerin ötesine geçilmesi için AB’ye çağrıda bulundu. Tanınmış medya profesyonelleri için hedeflenmiş bir “vize koridoru” oluşturulmasını talep ettiler.

Ayrıca Avrupa Komisyonu’na, gazetecilerin mesleki statüsünü tanıyan özel bir kolaylaştırma mekanizması kurma, uzun süreli çok girişli vizeler verme, belge gerekliliklerini basitleştirme ve özellikle zaman hassasiyeti olan mesleki faaliyetler için işlem sürelerini hızlandırma çağrısı yapıldı.

Mektupta, gazetecilerin hareketliliğini sağlamanın radikal bir adım değil, mevcut çerçeveler içinde bağımsız medyayı ve demokratik hesap verebilirliği desteklemek için pratik bir önlem olduğu ifade edildi.

2024 yılında yürürlüğe giren ve yasal seyahat geçmişi olan başvuru sahiplerine daha uzun süreli çok girişli vizeler sağlayan AB sistemine rağmen, bu mekanizmanın tüm grupları kapsamadığı ve süreçlerin hâlâ yavaş olduğu, bu nedenle eleştirilerin sürdüğü belirtildi.

Avrupa Komisyonuna Çağrı

Tanınmış medya profesyonelleri ve uluslararası basın üyeliği olanlar için hedefli bir “vize koridoru” kurulmasını talep edilen mektupta Avrupa Komisyonu’na şu çağrılar yapıldı;

  • Özel bir kolaylaştırma mekanizması oluşturun: Siyasi nedenlerle devlet tarafından verilen basın kartlarının iptal durumlarında bile gazetecilerin profesyonel statü tanıyan belirli bir kanala erişimini sağlayın.
  • Uzun vadeli, çoklu girişli vizeler verin: Bu, sınır ötesi haberciliğin tekrarlayan doğasını yansıtacak ve serbest çalışan profesyoneller ile bağımsız medya kuruluşları üzerindeki mali yükü azaltacaktır.
  • Dokümantasyon gereksinimlerini basitleştirin: Gereksinimleri, geleneksel ve uzun vadeli iş sözleşmelerine bağımlılıktan uzaklaşarak serbest gazeteciliğin gerçeklerine uyarlayın.
  • İşlem sürelerini hızlandırın: Özellikle zaman hassasiyetli mesleki faaliyetler ve basın etkinlikleri için öngörülebilir ve azaltılmış bekleme süreleri uygulayın.

Gazetecilik hareketliliğinin radikal bir yenilik olmaması, mevcut çerçeveler içinde bağımsız medya ve demokratik hesap verebilirliği desteklemek için pratik bir ayarlamadır.

Avrupa Komisyonu’nun bu acil zorluklara hızlı ve etkili bir şekilde yanıt vereceğine güveniyoruz.”

Ortak Mektubu İmzalayan Kuruluşlar;

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI)

Articolo 21

Gazetecilikte Kadınlar Koalisyonu

Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF)

Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ)

Türkiye Yabancı Medya Derneği (FMA)

IFEX

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ)

IPS İletişim Vakfı

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA)

Norveç Helsinki Komitesi

Osservatorio Balcani Caucaso Transeuropa (OBCT)

P24 Bağımsız Gazetecilik Platformu

PEN Denmark

PEN International

PEN Norway

PEN İsveç

Güneydoğu Avrupa Medya Organizasyonu (SEEMO)

Exit mobile version