Site icon International Journalists

Sosyal medyadaki muhalif seslere operasyon: 103 hesaba inceleme, gözaltı ve tutuklama

Her toplumsal olayda olduğu gibi, bu kez de hedefte sosyal medyada muhalif paylaşım yapanlar vardı. CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum atanmasının ardından sosyal medyada yapılan protesto çağrıları üzerine polis hemen harekete geçti. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün açıklamasına göre toplam 103 sosyal medya hesabı incelendi; bunların 16’sı yurtdışı kaynaklıydı. Polis, 39 kişi hakkında işlem başlattı. Evleri basılarak gözaltına alınan 14 kişi arasında “Sokak Kedisi” editörü Ebru Uzun da vardı. Emniyete götürülenler hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “suç işlemeye tahrik” suçlamaları yöneltildi. 14 sosyal medya kullanıcısından 9’u adliyeye sevk edildi. Bunlardan 7 kişi tutuklama, 2 kişi adli kontrol talebiyle mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme, 3 kişinin tutuklanmasına, diğerlerinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Tutuklananlar arasında gazeteci ve siyaset bilimci Abdullah Esin; eğitim hayatına 28 Şubat sürecinde başörtüsü yasağı nedeniyle ara vermek zorunda kalan, uzun yıllar Medyascope’ta köşe yazarlığı yapan gazeteci ve yazar Nur Betül Aras; ve Faruk Mangaltepe yer aldı. Tutuklanan isimlerin serbest bırakılması için meslektaşları ve yakınları sosyal medyada kampanya başlattı.

Başka bir sosyal medya operasyonunda ise Sarı Mikrofon editörü Özkan Bozkurt da tutuklandı.

Gülen Hareketi’ne Yönelik Sosyal Medya Operasyonu

Aynı dönemde Gülen Hareketi’ne yönelik yürütülen ayrı bir soruşturmada ise 53 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Tutuklanan 40 kişi hakkında yardım kuruluşlarına bağışta bulunmanın yanında sosyal medya kullanmak gibi gerekçelerinde yer alması dikkat çekti.

AKP’nin Baskı Politikaları, Hedef gösterme, Gözaltı ve Tutuklama

AKP hükümetinin bu operasyonları, ifade özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri açısından kamuoyunda ciddi tepki alıyor. Sosyal medya ve internet üzerindeki kontrol politikaları, özellikle muhalif seslere yönelik baskı aracı olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de uygulanan sistematik sansür ve baskı mekanizmalarından bazıları şöyle;

İnsan Hakları Örgütleri Tepkili

Hükümet muhalif sesleri bastırmak, kamuoyunu yönlendirmek ve alternatif bilgi kaynaklarını sınırlamak amacıyla sosyal medya üzerindeki kontrolü sürekli arttırıyor. Bu uygulamalar, ifade özgürlüğü, demokratik katılım ve hukukun üstünlüğü açısından ciddi endişelere yol açıyor. Gelişmeler, Türkiye’de dijital otoriterleşme sürecinin bir parçası olarak görülüyor. Uluslararası insan hakları örgütleri ve ifade özgürlüğü savunucuları, bu tür uygulamaları demokratik normlara aykırı buluyor ve Türkiye’yi baskı rejimi olarak tanımlıyor.

Exit mobile version