Site icon International Journalists

Sınır Tanımayan Gazeteciler: Türkiye basın özgürlüğünde 163’üncü sırada

Basın özgürlüğü küresel ölçekte geriliyor

RSF tarafından yayımlanan 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi, basın özgürlüğünün dünya genelinde son 25 yılın en kötü seviyesine gerilediğini ortaya koydu. Endeks tarihinde ilk kez ülkelerin yüzde 52,2’si “zor” ya da “çok ciddi” kategorisinde yer aldı. İncelenen tüm ülkelerin ortalama puanı, endeksin yayımlanmaya başlandığı tarihten bu yana ilk kez bu kadar düşük seviyeye indi.

Rapora göre basın özgürlüğünü etkileyen beş göstergeden (ekonomik, yasal, güvenlik, siyasi ve sosyal) en fazla gerileme bu yıl yasal çerçeve alanında yaşandı. 2025–2026 döneminde 180 ülkenin 110’unda yasal göstergenin kötüleşmesi, gazeteciliğin giderek daha fazla suç sayıldığını gösterdi.

Türkiye 163’üncü sırada

Türkiye, 2026 Endeksi’nde 180 ülke arasında 163’üncü sırada yer aldı. RSF, Türkiye’de gazeteciliğin bastırılması ve gazetecilerin hapse atılması için “dezenformasyon”, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “devlet kurumlarını karalama” gibi suçlamaların düzenli biçimde araçsallaştırıldığını belirtti.

Raporda, bu yaklaşımın yalnızca terörle mücadele mevzuatıyla sınırlı kalmadığı; ifade özgürlüğünü daraltan yasal düzenlemelerin gazeteciler üzerinde baskı kurmanın temel araçlarından biri haline geldiği vurgulandı.

RSF: “Gazeteciliğin boğulmasına daha ne kadar tahammül edeceğiz?”

RSF Yayın Direktörü Anne Bocandé, endeksin 25. yılı vesilesiyle yaptığı açıklamada, basın özgürlüğüne yönelik saldırıların artık daha açık ve sistematik hale geldiğini ifade etti. Bocandé, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Gazeteciliğin boğulmasına, gazetecilere yönelik sistematik engellemelere ve basın özgürlüğünün sürekli aşınmasına daha ne kadar tahammül edeceğiz?
Otoriter devletler, görevini yerine getirmeyen siyasi aktörler, yağmacı ekonomik güçler ve kontrolsüz platformlar bu gerilemede doğrudan sorumluluk taşıyor.”

Bocandé, pasif kalmanın bu süreci fiilen onaylamak anlamına geldiğini belirterek, gazeteciler için aktif ve güçlü koruma politikalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

2026 sıralamasına dair beş önemli bilgi:

1- Dünyadaki tüm ülkelerin ortalama puanı hiç bu kadar düşmemişti. Dünya ülkelerinin yarısından fazlası (yüzde 52,2), endeksin 25 yıllık tarihinde ilk kez “zor” veya “ciddi” bir durumda bulunuyor.

2- Dünya genelinde basın özgürlüğünün durumunu ölçmeye yarayan beş göstergeden (ekonomik, yasal, güvenlik, siyasi, sosyal) bu yıl en fazla düşüş gösteren, yasal çerçeve göstergesidir.

3- ABD (64. sıra) yedi sıra gerilerken, Ekvador ve Peru gibi diğer Amerika ülkeleri de sıralamada büyük düşüş yaşadı.

4- Norveç, üst üste onuncu yıl sıralamanın başında yer alırken, Eritre ise son üç yıldır sıralamanın en altında bulunuyor.

5- Esad sonrası Suriye (141. sıra), 2026 yılında sıralamada en büyük sıçramayı kaydetti (+36).

Savaşlar ve cezasızlık basını tehdit ediyor

Raporda, Irak (162.), Sudan (161.) ve Yemen (164.) gibi çatışma bölgelerinde gazetecilerin hayati risk altında olduğu vurgulandı. İsrail ordusunun Gazze’de yürüttüğü saldırılar kapsamında, Ekim 2023’ten bu yana 220’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiği aktarıldı.

Cezasızlığın küresel ölçekte yaygınlaştığına dikkat çekilen raporda, dünya genelinde ülkelerin yüzde 80’inden fazlasında gazetecilere yönelik etkili koruma mekanizmalarının ya hiç bulunmadığı ya da işlevsiz olduğu belirtildi.

ABD ve Latin Amerika’da gerileme

2026 Endeksi’nde ABD, yedi sıra gerileyerek 64’üncü sıraya düştü. Raporda, Latin Amerika ülkelerinde de organize suç, şiddet ve güvenlik kaynaklı baskıların basın özgürlüğünü olumsuz etkilediği kaydedildi.

Norveç, üst üste onuncu yıl listenin başında yer alırken; Çin, Kuzey Kore ve Eritre en alt sıralardaki yerlerini korudu. Eritre, üç yıldır endeksin son sırasında bulunuyor.

Yasal baskı küresel eğilime dönüştü

RSF’ye göre gazeteciliğin terörle mücadele, ulusal güvenlik veya “yalan haber” yasaları üzerinden suç sayılması artık küresel bir eğilim haline geldi. Hindistan, Mısır, İsrail ve Gürcistan gibi ülkelerde de yasal baskıların arttığı ifade edildi.

Raporda, ulusal güvenlik gerekçeleriyle getirilen kısıtlamaların kamuoyunun bilgiye erişim hakkını aşındırdığı ve gazeteciliğin temel işlevini yerine getirmesini zorlaştırdığı vurgulandı.

AI Raporu: Türkiye’de medya ve ifade özgürlüğü ağır baskı altında

Exit mobile version