Gazeteciler uzun süre cezaevinde kaldı
İhlal kararı verilen gazetecilerden Özcan Keser, 2016 yılında olağanüstü hal sürecinde TRT’deki muhabirlik görevinden ihraç edildi ve kendi isteğiyle ifade vermeye gitmesine rağmen tutuklandı. Keser, yaklaşık bir yıl boyunca hakkındaki suçlamaları öğrenemeden cezaevinde kaldı ve daha sonra 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Toplamda 6 yıl farklı cezaevinde kaldı.
Benzer şekilde Bugün, TRT ve Habertürk’te çalışan gazeteci Muhsin Gün 7 yıl 6 ay hapis cezası alarak yaklaşık 4 yıl 8 ay cezaevinde bulundu. Cihan Haber Ajanısı ve TRT’de çalışan Hasan Basri Erden ise 7 yıl 6 ay hapis cezası aldıktan sonra 16 ay tutuklu kaldı. KHK ile kapatılan Zaman gazetesinin farklı bürolarında görev alan Cevdet İnan da 8 yıl 3 ay hapis cezası kapsamında 5 yıl 3 ay farklı cezaevlerinde tutuldu.
AİHM, bu davalarda yargılama süreçlerinin adil olmadığını ve suçlamaların hukuki dayanaklarının yeterli olmadığını belirledi.
“Yaşananların telafisi yok”
Kararın ardından gazeteci Özcan Keser yaptığı açıklamada, verilen ihlal kararının önemli olduğunu ancak yaşanan mağduriyetleri gidermeye yetmediğini söyledi: “Çekilen hapsin, yaşanan eziyetlerin ve ailelerimize yaşatılanların telafisi yok. Yine de bu karar bir teselli. Yeniden yargılanacağız; belki o zamana kadar memlekete hukuk gelir.”
Karar önemli ancak mağduriyetler sürüyor
AİHM kararı hukuki açıdan önemli bir kazanım olarak görülse de, yıllarca süren tutukluluklar, meslek kayıpları ve ailelerin yaşadığı ağır sonuçların tamamen telafi edilmesi mümkün görünmüyor. Bu tür kararların yalnızca ihlallerin tespiti açısından değil, aynı zamanda yeniden yargılama süreçlerinin önünü açması bakımından da önemli olduğu belirtiliyor.
AİHM, daha önce de gazeteci Tuncer Çetinkaya’nın özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine karar vermişti. Eski Zaman gazetesi, Cihan Haber Ajansı ve son olarak Anadolu Ajansı’nda görev yapan Çetinkaya’nın başvurusunu değerlendiren Mahkeme, Türkiye’yi mahkûm ederek, Çetinkaya’nın hem özgürlük ve güvenlik hakkının hem de ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti.

