Site icon International Journalists

ABD insan hakları raporu: Türkiye’de basın özgürlüğü ağır baskı altında

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın raporunda, Erdoğan hükümetinin insan haklarına ve hukuka aykırı uygulamaları tek tek sıralandı. Raporda, özgürlüklerin sistematik biçimde kısıtlanması, cezasızlık kültürü, gazetecilere yönelik baskılar ile dijital alandaki kapsamlı kısıtlamaları belgelerle ortaya kondu.

Gazetecilere Ağır Baskı

34 sayfalık rapora göre Türkiye’de gazeteciler, “Erdoğan’a hakaret” veya “yanıltıcı bilgi yayma” gibi muğlak suçlamalarla yargılanıyor; fiziksel saldırılar ve gözaltılarla karşı karşıya kalıyor. İnternet, iktidarın başlıca müdahale alanlarından biri.

AKP hükümeti 953 binden fazla alan adını, 260 bin URL’yi ve 67.100’den fazla X (Twitter) paylaşımını engelledi. Erdoğan yönetimi, içerikleri saatler içinde kaldırma veya tüm siteleri bloke etme yetkisine sahip. VPN’ler, bulut servisleri ve eleştirel içerik barındıran platformlar sıkça engellenirken, BTK onaylı filtreler internet kafeler, okullar ve kamu kurumlarında zorunlu tutuluyor.

Yaygın İnternet Sansürü

Rapor, geniş güvenlik yasaları, siyasallaşmış kolluk kuvvetleri ve yaygın internet kontrolünün; gazeteciler, aktivistler, muhalifler ve özellikle gerçek ya da iddia edilen Gülen hareketi ile bağlantılı kişileri hem Türkiye içinde hem de dışında devlet baskısına karşı savunmasız bıraktığını belirtiyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Kongre tarafından zorunlu kılınan İnsan Hakları Ülke Raporları, diplomatik kaynaklar, uluslararası izleme faaliyetleri ve hükümet dışı kuruluşlardan alınan bilgilerle hazırlanıyor. 1977’den bu yana yayımlanan bu raporlar, ABD dış politika yapıcılarını bilgilendirmeyi ve dünya genelinde insan hakları ile hesap verebilirlik çabalarını desteklemeyi amaçlıyor.

Yanlı Medya ve Sansür

Mart ayında yapılan yerel seçimlerde seçmenlere “gerçek siyasi alternatifler” arasında oy kullanma imkânı tanındığını belirten rapor, ancak medya yanlılığı, sansür ve örgütlenme özgürlüğüne getirilen sınırlamaların iktidar lehine yapısal avantaj sağladığını vurguluyor.

Keyfi Gözaltılar ve Hukukun Kötüye Kullanılması

Yasal güvencelere rağmen keyfi gözaltılar yaygın. Terörle ilgili davalarda gözaltı süresi 6 ila 12 gün arasında uzatılabiliyor; tutuklu yargılama ise yedi yıla kadar çıkabiliyor. Eylül 2024 itibarıyla 52.066 kişi tutuklu yargılanmayı bekliyor. Bu durum cezaevi nüfusunun yaklaşık yüzde 15’ine denk geliyor. Siyasi saiklerle açılan davalar düzenli olarak hukuku hiçe sayıyor.

Kız Çocuklarına İşkence

Gülen hareketiyle ilişkilendirilen kişilere yönelik ihlaller raporun en çarpıcı başlıklarından biri. Raporda, bu hareketle bağlantılı olduğu iddia edilen kız çocuklarının uydurma terör suçlamalarıyla yargılandığı ve “kan kusturacak” kadar şiddet uygulanacağı tehdidiyle korkutulduğu bir vaka aktarılıyor.

BM özel raportörleri, bu olayı siyasi saikli yargılamaların çarpıcı bir örneği olarak niteliyor. Gülen davalarını savunan avukatlar da soruşturmalar, tehditler ve fiziksel saldırılarla karşı karşıya kalıyor. Geniş yetkilere sahip terör yasaları, 7 yıla kadar tutuklu yargılama imkânı tanıyor ve bu durum sıklıkla cezalandırma aracı olarak kullanılıyor.

Baskı Ülke Sınırlarını Aşıyor

Rapora göre, Gülen hareketiyle bağlantılı kişilerin yurtdışında kaçırılması, iade için yabancı hükümetlere baskı yapılması ve INTERPOL sisteminin kötüye kullanılarak pasaport iptalleriyle muhaliflerin yurtdışında mahsur bırakılması sıkça yaşanıyor. Kenya’da kayıtlı mülteci statüsündeki dört Türk vatandaşının Ankara’nın talebiyle iade edilmesi örneği hatırlatılıyor. Orta Asya devletleriyle yapılan işbirlikleri de aktivistler için güvenli limanları daraltıyor.

Kürt Toplumuna Yönelik İhlaller

Rapor, Gülen hareketine yönelik baskıların yanı sıra Kürt toplumuna karşı işlenen ihlalleri, sendikal hakların engellenmesini ve mülteci haklarındaki gerilemeyi de ortaya koyuyor. Özellikle Kürtçe yayın yapan medya organları ve Kürt gazetecilerin en ağır baskılara maruz kaldığı belirtiliyor. Bu baskılar nedeniyle gazetecilik, akademi ve kamusal tartışmalar artık korku ve otosansür ortamında varlığını sürdürüyor.

 

Exit mobile version